BAĞLANMA KURAMI VE BAĞLANMA TÜRLERİ

Hayatınızdaki insanları düşünün. Hepsine tek tek nasıl bağlı olduğunuzu ve ilişkilerinizin bu bağlılığınızla nasıl doğrudan etkili olduğunu… Neden herkesin birbiriyle aynı şekillerde bağlı olmadığını, olamadığını düşünün. Neden bazılarımız için karşımızdaki insana güvenmek çok kolayken, bazılarımızın yakın ilişki kurmaktan kaçındığını hatta bağlanmayı tercih etmediğini ya da. Peki sizce neden hem arkadaşlık hem de romantik ilişkilerimizde yaşadığımız sorunlarla baş etme şeklimiz birbirinden farklı?

Bağlanma kuramı, tüm bu sorularımıza çok güzel cevaplar sunuyor. Bu kurama göre dünyaya geldiğimiz ilk andan itibaren ilk bakım verenimizle kurduğumuz bu bağların gelecekteki tüm ilişkilerimize yansıdığını biliyor muydunuz? Bağlanma kuramının derinlerine inmeden önce dilerseniz bağlanmanın Psikoloji literatüründe nasıl tanımlandığına bakalım. Genel olarak, başkalarıyla kurduğumuz güçlü ve süregelen duygusal bağ, bağlanma olarak tanımlanır. Bağlanma sonradan öğrenilir ve hayatta kalmamız için en gereken temel mekanizmalarımızdan biridir. Yazımızın ilerleyen bölümlerinde de bahsedeceğimiz üzere, ne çeşit olursa olsun bağlanma stratejileri hayatta kalmamıza yardımcı olur. Bowlby’ye göre (1969), bağlanma kuramı temelde ilk bakım verenimizle kurduğumuz duygusal bağla ilgilidir, hayatta kalmamızı sağlar ve uyumlayıcıdır (adaptif). Ancak çocuklukta kurduğumuz bu bağ, ilerleyen yaşlarımızda diğer insan ilişkilerimizdeki beklentilerimize de yansıyor.

Peki her birimizi birbirimizden farklı kılan, insan ilişkilerimizi biricik yapan bu bağlanma türleri neler? Bağlanma türlerini Mary Ainsworth’ün dizayn ettiği “Yabancı Ortamlar (Strange Situation Paradigm)” deneyindeki gözlemlerine göre 4’e ayırıyoruz; bunlar: Güvenli bağlanma, kaçıngan bağlanma, kaygılı-kararsız bağlanma ve yönelimsiz-düzensiz bağlanma.

Güvenli bağlanmada çocuklar, ebeveyniyle yaşadığı ayrılıklarda huzursuzluk yaşasa da ebeveynle yeniden bir araya geldiklerinde kolayca yatıştırılabilir ve oyun oynamaya kaldıkları yerden devam edebilirler. Bunun yanında bu çocuklar, etrafı keşfetmede daha özgüvenli ve aktiftirler.

Kaçıngan bağlanma türüne sahip çocuklar ise, ebeveynlerinden uzaklaştıkları sürede huzursuz görünmezler. Hatta ebeveynleriyle yeniden buluştuklarında onları görmezden gelirler ya da ebeveynlerinden kaçarlar. İlerleyen yıllarda ise genelde öteki insanlarla ilişkilerinde hayal kırıklığına uğramamak için minimize etme stratejisini kullanırlar çünkü bu çocuklar duygusal ihtiyaçlarına tutarsız cevap veren ebeveynlerinden, yakın ilişkilere girilmemesi gerektiğini öğrenirler. Bu nedenle de yakın ilişkilerden kaçınırlar.

Kaygılı-kararsız bağlanmada ise, çocuklar ebeveynleriyle ayrılık yaşadıklarında normalden daha huzursuz olurlar ve çok fazla ağlamaya başlarlar. Ebeveyn geri döndüğünde ise ona yapışırlar ve kolay yatıştırılamazlar. Ebeveyn bırakıp gittiği için adeta ona kızgındırlar ve tepkilerini bu şekilde belli ederler. Kaçıngan bağlananların aksine bu çocuklar ilerleyen yaşlarında, maksimize etme stratejisi kullanırlar. Yani karşısındaki insanlar onları terk edip gitmesin diye onlara yapışırlar ve onları kaybetmekten kaçınırlar.

Yönelimsiz bağlanan çocuklar en güvensiz bağlanan çocuklardır çünkü stres altındayken ne yapabileceklerini bilemezler. Ebeveynleriyle yaşanan ayrılıklarında çok fazla huzursuz olurlar ancak bir araya geldiklerinde nasıl davranacaklarını bilmezler. Sersem ya da düz yüz ifadeleri takınırlar. Çocuklarının duygusal ihtiyaçlarına inanılmaz derecede karışık cevaplar veren ebeveynler buna sebep olur.

 

 

References

Akyazıcı, E., & Berk Bilmez. (2018, September 30). Bağlanma Stilleri. Retrieved November 6, 2020, from Yakın İlişkiler website: https://yakiniliskiler.com/2018/10/01/baglanma-stilleri/

Yazar, S., Corresponding, Yıldızhan, E., Bakanlığı, S., Osman, M., Sağlığı, R., … Bir Bakış, G. (2017). Attachment Theory and an Overview of Attachment Disorders. Ocak22(1). https://doi.org/10.21673/anadoluklin.237462