Günümüzde grup çalışmalarında çoğu kişinin diğer grup arkadaşlarından daha az çalışmak için yaptığı ve bazen farkına bile varmadığı bu davranışın literatürde bir adının olduğunu biliyor muydunuz?  Sosyal kaytarma, kişinin grup halinde yapılan çalışmalarda bireysel çalışmalara oranla daha az performans ve çaba göstermesi olarak tanımlanmıştır. Her insanın ortaklaşa yapılan işlerde istemeden bile olsa yapmış olduğu bir davranış biçimidir. İnsanlar birçok alanda bireysel değil grupça hareket etmektedir. Ülkemizde eğitim, sağlık, savaş durumları, spor, iş dünyası gibi aklımıza gelebilecek her alanda insanlar gruplar halinde çalışmaktadır. 

 

      Birlikte yapılan işlerin ne kadar vazgeçilmez ve fazla olduğunu düşünürsek, hangi faktörlerin kişilerde motivasyonu olumlu ve olumsuz etkileyeceğini belirlemek oldukça önemlidir. Grubun hangi amaç ve hedefler için toplandığını en başta belirleyerek  grup üyelerine eşit miktarda görev dağılımı yapmak, sorumluluk sahibi olan insanları grup çalışmasına seçmek sosyal kaytarmanın olma ihtimalini en aza indirebilir. Grup çalışmalarının; iş birliği yapmak, farklı fikirlerin üretilmesi ve tartışılmasını sağlamak, grup üyelerinin ortak hedef için iş bölümü yaparak birbirlerini motive etmek gibi amaçları vardır. Bazen grup üyeleri arasında belirlenen hedefler ve amaçlar doğrultusunda herkes aynı oranda çalışmayabilir. Bu durumda bu kişiler gruptaki diğer kişilere göre daha az fayda sağlayarak sosyal kaytarma yapmış olur. Bu durum çoğumuzun başına gelmiştir. Bulunduğumuz grupta bazen diğer grup üyelerine güvenerek daha az katkı sağladığımız zaman olmuştur ya da bizim daha fazla emek verdiğimiz bir grupta başka bir kişinin daha az çaba göstererek sosyal kaytarma davranışında bulunduğu zaman olmuştur. Bu durum fark edildiğinde daha çok çalışan kişiler tüm sorumlulukların kendilerinde olduklarını ve haksızlığa uğradıklarını düşünebilir bu yüzden grup içinde verimlilik ve motivasyon azalabilir. 

 

      Sosyal kaytarma davranışını sergileme nedenleri arasında; kişilerin grup çalışmalarında gösterdikleri çabanın gözden kaybolacağını düşünmesi, kişilerin gruptaki diğer üyelerin kaytaracağını düşünmesi o yüzden daha az çaba sarf etmesi, kişilerin grup içinde iş dağılımı yapılmadığında ben yapmazsam başkası yapar diye düşünerek sorumluluklarından kaçmasını örnek gösterebiliriz. Sosyal kaytarmayı azaltmak için de bazı önlemler alınabilir. Bunlara örnek olarak: Grup çalışmalarında bireysel katkıların daha gözle görülebilir olması, gruptaki üye sayısının çok fazla olmaması eğer kişi sayısı fazla ise de azaltılması, grup üyelerinin bireysel katkısının artması için ödüllendirilerek teşvik edilmesi, grup içindeki üyelere kişisel olarak sorumluluklar verilmesi ve herkesin gruba olan çabasının görülebilir olması, grup dinamizmini ve motivasyonunu koruyarak kişilerin amaç ve hedeflerden sapmasını engelleyerek sosyal kaytarmayı en aza indirebiliriz. Ortak yapılan çalışmalarda kendi performansımızı objektif olarak değerlendirerek gruba ne kadar katkı sağladığımızı ölçmeliyiz. Eğer istemeden bile olsa sosyal kaytarma davranışında bulunuyorsak ve bunu fark ettiysek grup içindeki performansımızı arttırarak diğer üyelerle aramızda eşitlik sağlamalıyız.

 

      Yapılan bazı çalışmalarda farklı sonuçlar ortaya çıkmıştır. Bir araştırmada kişilerin başkalarıyla birlikte çalıştığında kendi performanslarını en üst düzeye çıkarması ve sıkı çalışma azmini arttırması sonucuna varılırken diğer bir çalışmada ise; başkalarıyla çalışan kişilerin bireysel çalışmalarına oranla daha az çaba sarf ettikleri sonucuna varılmıştır. Başka bir araştırmada ise grup üyelerinin sayısına değinilmiştir. Bu araştırmada gruptaki üye sayısı arttıkça grup verimliliğinin düştüğüne yönelik bir sonuç ortaya çıkmıştır. Eğer grup çalışması yaparken sosyal kaytarmayı en az indirmek istiyorsak bu faktörlere dikkat etmeliyiz. 

 

Referanslar:

 

Ilgin, B. (2013). Toplumsal bir hastalık: Sosyal kaytarma. Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi6(3).