Ödül, bir koşula bağlı olarak verilen ve verilen kişi tarafından cazip görünen bir obje ya da etkinliktir. Bir objeyi ödül yapan onun "koşul" olarak verilmesidir. Yani yapılan bir iş sonucunda kişiye sunulan şeye ödül denir.

Bir de "sosyal ödül" olarak adlandırılan davranışlar vardır. Bunlar da cesaretlendirme, takdir etme, övme gibi davranışları içerir.

Alfıe Kohn'ın ‘’Ödülle Cezalandırılan’’ kitabında, “Tutumları olumsuz etkileyen en büyük etken, öğretmenlerin ve ailelerin kullandığı ödül ve övgü mekanizmasıydı.” diyordu.. Ödülün işe yaradığı durumlar oluyordu ama o zaman da yanlış bir nedenle işe yarıyordu. Öyleyse, yetişkinler neden ödül kullanıyordu? Ödül ne için işe yarıyordu, ne için işe yaramıyordu?

Ödüllendirilmek çocuktaki heyecanı üst seviyeye çıkarıyor ama ödül ortadan kalkınca, çocuk da o işi yapmayı bırakıyor. Neden?  Çünkü, o işi ödül için yapmıştı. Ödül ortadan kalkınca, o işi yapmasına gerek kalmıyor. İşin ilginç yanı, ödül davranıştan önce de vaat edilse, davranıştan sonra sürpriz olarak da verilse sonuç değişmiyor. 

Bununla alakalı çok güzel bir hikayeyi sizinle paylaşmak isterim. Bir okulun yanı başında yaşayan yaşlı bir adam varmış. Okuldan çıkan çocuklar, onun evinin önünden geçerken, ellerindeki değnekleri balkonun demirlerine sürtermiş. Demirlerden çıkan "dırrttttttt" sesinden de büyük mutluluk duyarlarmış ama yaşlı adam bu gürültüden çok rahatsız olurmuş. Çocuklara kızsa veya ceza verse olmayacak. Onları bu davranıştan vazgeçirmek için, aklına çok güzel bir fikir gelmiş. Çocukları yanına çağırmış ve şöyle demiş: "Çocuklar çıkardığınız ses çok güzel. Onun için size her gün bu sesi çıkarmanız için 1 lira vereceğim." Çocuklar da, "Biz bunu zaten seviyoruz. Bir de üzerine para alacağız" diyerek sevinçle bu teklifi kabul etmiş. Yaşlı adam çocuklara her gün 1 lira vermiş. İkinci hafta olmuş. Yaşlı amca çocukları bir defa daha çağırmış. "Çocuklar param azaldı.  Onun için size 1 lira değil, 50 kuruş verebileceğim" demiş. Çocuklar biraz bozulmuş ama, "Tamam olsun. Hiç yoktan iyidir" diyerek  kabul etmiş. İkinci hafta da böyle geçmiş. Üçüncü hafta gelmiş. Yaşlı amca çocukları son defa çağırmış. "Çocuklar maalesef param kalmadı. Onun için size para veremeyeceğim" demiş. Çocuklar da para yoksa "dırrttttttt" da yok, demiş, değnekleri demirlere sürtmeyi bırakmış.  

Yaşlı adam ne yaptı? Çocuklar başta bu işi severek yapıyordu. Bir çocuk bir işi sevdiği için ya da ilgisinden dolayı yaparsa, buna "iç motivasyon" diyoruz. Ama sevdiği için değil de dışardan bir zorlamayla ya da taleple yaparsa, buna da "dış motivasyon" diyoruz. Örneğin; bir çocuk, öğrenme isteğiyle ödev ya parsa onu iç motivasyonla, öğretmenden korktuğu için yaparsa dış motivasyonla yapmış olur.  

Ödül, hava kaçıran bir tekerleğe sürekli dışarıdan hava vermeye benzer. Siz dışarıdan hava (ödül) verirsiniz, tekerlek şişer ve yola devam eder. Ama bir süre sonra havası kaçar ve yola devam etmez. Bu durumda tekerleğe tekrar hava (ödül) vermeniz gerekir. Bu da sürdürülebilir değildir. Ebeveynlerin çoğu, çocuğunun ödülle de olsa ödevini yapmasını, ders çalışmasını ya da bir işi yapmasını istiyor. Yani çocuğuna sürekli ödül vererek motivasyonunu canlı tutabileceğine inanıyorlar. Fakat sürekli ödül vererek, çocuğun motivasyonunu canlı tutabilir misiniz?

Cambridge Üniversitesi'nden Prof. Wolfram Schultz maymunlarla bir deney yapıyor ve beyinde dopamin(mutluluk hormonu) salgılanıp salgılanmadığına bakıyor.  Maymunların önüne bir elma koyuyor ve maymunlar elmayı yiyor. Deney birkaç kez daha tekrarlandıktan sonra da sonuçlar oldukça şaşırtıcı. Dopamin maymunlar elmayı yerken değil de elmayı gördüklerinde salgılanıyor. Dopamini salgılatan elmayı yeme eyle mi değil, elmayı yeme "beklentisi". Deney bir süre daha devam ettikten sonra maymunların dopamin salgılamadıkları gözlemleniyor. 

Bu deney, sürekli ödül vererek çocuğu neden motive edemeyeceğimizin yanıtını da bize veriyor. Siz çocuğa ödülle iş yaptırttığınız an, çocuk heyecanlanır ve ödül için o işi yapar. Ama o ödüle kısa bir süre sonra alışır. Artık heyecanlanmaz, yaptırmak için bu sefer daha büyük bir ödül vermeniz gerekir. Çocuk ailenin bir üyesidir ve sorumlulukları vardır. Bu sorumluklarını hiçbir ödül olmadan yerine getirmelidir. Anne her iş için çocuğa ödül vererek aslında, "Evdeki işler senin sorumluluğunda değildir" mesajı vermekte, başka bir deyişle çocuğuna sorumsuzluğu öğretmektedir.

Peki, ne yapmamız gerekiyor? Acaba ödül, çocuğun iç motivasyonunu öldürüyor mu? Öldürüyorsa da neden? Bu soruların cevaplarını da 2. Yazımızda veriyor olacağız. Beklemede kalınız. :)

Kaynakça:

Bolat, Ö. (2016). Beni ödülle cezalandırma. Doğan Kitap.

Bulut, M. S. ve İflazoğlu, A. (2007). Anasınıfı öğretmenleri ile öğretmen adaylarının sınıfta karşılaştıkları problem davranışlar ve bu davranışlara yönelik geliştirdikleri stratejiler: nitel bir çalışma örneği. Avrupa Birliği Sürecinde Okul Öncesi Eğitimin Bugünü ve Geleceği Sempozyum Kitabı, N. Aral ve B. Tuğrul (Ed.). Ankara: Ya-Pa Yayınları.

Buz, S. ve Ülküer, N. S. (1988). 5-6 yaş arasındaki çocukların ana-babalarının ödüllendirme ve cezalandırma yöntemleri. Eğitim ve Bilim, 12(69).