Neden bazılarımız yaşadıkları olumsuz olaylara karşı bir dirençle dururken; bazılarımız ise gündelik ufak diyebileceğimiz olumsuzluklara büyük kaygı ve stres belirtileri göstermektedir? Kendi yaşamımızda bunun karşılaştırmasını pek çok defa yapmışızdır. “Onun yerinde olsam o kadar sağlam duramazdım”, “Ya neden bu konuda hiç dertlenmiyor” yakınmalarını ya yapmışızdır ya da duymuşuzdur. Genel itibariyle insanların karşılaştıkları olumsuz yaşam olayları bazı insanlarda stres faktörü oluşturmazken bazı insanlarda ise ruhsal hastalık geliştirmesine bile neden olabilir. Psikolojide Strese Biyolojik Yatkınlık Modeli olarak da bilinen Diyatez-Stres Modeli bu konuda bizlere ışık tutmaktadır. Bu model çevresel stresin yatkınlıkla beraber bizlerde nasıl bir bozukluğa yol açabileceğini açıklar. Yatkınlığı bir güvenlik açığına benzetebiliriz. Yatkınlığa sahip bir birey belirli bir stresle karşılaştığında, psikolojik bozukluklar geliştirme olasılığı daha yüksektir. Normalde bir bireyin herhangi bir yatkınlığı yoksa da bir bozukluğu tetiklemek için çok yüksek düzeyde stres gerekecektir. Ancak bireyin savunmasızlığı yüksekse, bozukluğa neden olmak için daha düşük stres seviyeleri gerekli olacaktır. Erken yaşam stresi gibi bazı stres etkenleri hayatımızdaki risk faktörleri olabilir. Bir bireyin psikolojik bozukluk geliştirme eşiğini düşürebilir ve sonraki stres faktörlerinin bozuklukları daha kolay tetiklemesine izin verebilir. Erken yaşam stresine örnek vermek istersek çocuklukta ebeveyni ile güvenli bağlanma geliştiremediği için kendini hep yalnız hissetmiş biri düşünelim.  Bu kişi sosyal veya romantik ilişkilerinde yaşadığı en ufak olumsuzlukta depresif duygu durumu gösterebilir ve bu da ilişkilerinde gerginliğe yol açabilir. Bu gergin ilişki durumu ise kişinin depresyona sürüklenme durumunu artırabilmektedir. Bu konuya ait başka bir örnek ise geçmişinde ebeveyninden sevgi, ilgi, kabul görmediği için kendini değersiz hisseden kişide görülebilecek stres yatkınlığı olabilir.  Bu kişi romantik ilişkilerinde kabul ve saygı gördüğü kişilerle bağlantı kurmakta zorlanacaktır ve reddedileceği ilişkiler kurma eğiliminde olacaktır bu toksik döngü kişide daha çok stres yaratacaktır. Bu model erken yaşantıda yaşanan deneyimlerin gelecekte de strese maruz kalındığında geliştirilecek olan psikiyatrik rahatsızlıklarla ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü bu kişiler baş etme becerileri kazanamıyor ve gelecekte stresle nasıl mücadele edeceğine dair fikir sahibi olamıyorlar.

Biyolojik yatkınlık da yaşamımızda psikolojik rahatsızlık geçirmemize sebep olabilecek bir nedendir. Örneğin, ailesinde şizofreni geçmişi olan bir kişi hayatında birçok stres kaynağına maruz kalmış olsun diyelim. Bu durumda teoriye göre hipotalamus ve hipofiz bezi tehlike algısı ile kortizol salgılanması için komuta verecek ve kişi de şizofreni geliştirecektir. Gene bu teoriye göre biyolojik veya genetik yatkınlığı olmayan kişiler her ne kadar aynı düzey strese maruz kalsalar da şizofreni geliştirmeyeceklerdir. Bu modele göre hayatımızda bizi koruyan koruyucu faktörler ve hedef haline getiren risk faktörleri vardır.

RİSK FAKTÖRLERİ

 

KORUYUCU FAKTÖRLER

Zor mizaç

Düşük benlik saygısı

Olumsuz düşünme stili

ÇOCUK

Kolay mizaç

Duygusal ve sosyal becerilerin

yüksekliği

İyimser başa çıkma becerisi

Ailede uyumsuzluk veya ayrılma

Katı veya tutarsız disiplin

Ebeveynlerdeki ruhsal bozukluklar

AİLE

Ailede uyum ve denge

Destekleyici ebeveynlik

Güçlü aile değerleri

Akran reddi

Okulda başarısızlık

Okulla zayıf ilişki

OKUL

Okulda olumlu atmosfer

Okula aitlik hissi

Okulla yüksek ilişki

Zor okul değişimleri

Aile üyelerinden birinin ölümü

Duygusal travma

YAŞAM

OLAYLARI

Kritik zamanlarda destek

sistemlerine ve yetişkinlere

ulaşabilme

Ayrımcılık

İzolasyon

SED’in düşüklüğü

Destek sistemlerinin azlığı

SOSYAL

Toplumsal ağlara katılım

Destek sistemlerinin varlığı

Ekonomik güvenlik

Güçlü toplumsal kimlik

 

Teoriye göre insanların genetik veya sosyal olarak psikiyatrik bozukluklar geliştirmek için belirli yatkınlık eğilimleri vardır. Bu yatkınlığa da modern hayatın getirdiği birçok stres faktörü de eklenince psikolojik rahatsızlıklar her geçen gün fazlalaştığını söyleyebiliriz.

KAYNAKÇA

Brannon, L., & Feist, J. (2007). Health Psychology: An Introduction to Behavior and Health, (6th ed.). Wadsworth.

Parenting For Brain. (2020, 13 Aralık). Erişim adresi https://www.parentingforbrain.com/diathesis-stress