Terapi Teknikleri

 

Psikodinamik Terapi

              Freud’ un geliştirmiş olduğu klasik psikanalizden yola çıkan psikodinamik terapi ekolü bireye bir içgörü kazandırmayı amaçlar. Temel teknikleri arasında serbest çağrışım ve rüya analizi vardır. İstismar, kazalar (trafik kazası veya fiziksel yaralanmalar), şiddet eylemleri, akut psikolojik rahatsızlıklar gibi durumlarda kullanılır.

              Seansları yoğun ve açık uçludur, genellikle haftada bir gün ve bir saat uzunlukta olur. Psikodinamik terapinin amacı kişinin öz- farkındalığını artırmak, geçmiş deneyimleri özellikle çocukluk deneyimleri  ile  şimdiki düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını bağdaştırmaktır (Haggerty, 2016). 

              Psikodinamik terapinin temel varsayımı kişinin geçmişindeki psikolojik problemlerin bilinçdışında örgütlendiği ve katarsis denilen bir sürecin sonunda açığa çıkacağıdır. Psikodinamik terapiye göre katarsis, baskılanan duyguların hipnoz veya terapi sonucunda ortaya çıkmasıdır. Katharsis veya serbest çağrışım sonucunda birey için çok kökleşmiş travmalar açığa çıkabilir.

              Psikodinamik terapi ve psikanaliz Freudyen psikanalizden köklenmişlerdir. Ancak bugün iki metod arasında bazı farklar vardır. Öncelikle psikanaliz, psikodinamik terapiden daha uzun sürer. Psikanaliz hafta 2-3 gün ve yıllar süren bir periyottur (McLeod, 2014). Psikanalizde analist hastanın bakış alanından ayrılır ve arkasında konumlanır. Psikodinamik terapide ise terapist ve danışanın birbirinin yüzüne dönük olması veya bakış alanı içerisinde olması daha yaygındır. Üçüncü fark ise terapist/analist ve danışan/hasta ilişkisinin psikodinamik terapide ve psikanalizde farklı tanımlanmasıdır.

              Not: Psikanalitik teoride analiste başvuran kişiden hasta olarak belirtildiği için psikanalizden bahsedilirken hasta, psikodinamik teoriden bahsederken danışan olarak ifade edilmiştir.


Bilişsel Davranışçı Terapi

              Aaron Beck tarafından geliştirilen Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) depresyon, anksiyete, alkol ve ilaç bağımlılıkları, yeme bozuklukları veya evlilik problemleri gibi pek çok rahatsızlık ve sorun için kullanılmaktadır. BDT’ nin kişi için anlamlı bir ilerleme sağladığı ve pek çok araştırmacı tarafından öbür terapi ekolleri ve psikiyatrik ilaçlar kadar, hatta bazen daha fazla, etkili olduğu dile getirilmektedir.

Bilişsel Davranışçı Terapinin üç adet çekirdek önermesi vardır:

  1. Psikolojik problemler hatalı düşünme örüntüsü üzerine kuruludur.
  2. Psikolojik problemler hatalı davranış örüntüsü üzerine kuruludur.
  3. Psikolojik problemlerden mustarip insanlar bu problemler ile mücadele etmeyi öğrenebilir, böylece semptomlarını azaltıp daha fonksiyonel bir hayata sahip olabilir. 

              Bilişsel Davranışçı Terapi'nin amacı bireyin, terapi dışındaki hayat için de doğru davranış biçimlerini içselleştirmesini sağlamaktır, yani kendi kendinin terapisti olmayı öğrenmek de denilebilir. Seanslar boyunca bireyin durumuna ve problemine göre ödevler verilir, bu ödevler doğrultusunda bireyde olumlu değişiklikler oluşması beklenir. 

 

Gestalt Terapi

              Laura Perls ve eşi Fritz Perls tarafından 1940’larda geliştirilen terapi biçiminin adıdır. Bahsedilen diğer tekniklere kıyasla holistik bir yaklaşım sunar. Bu yaklaşımın en önemli yanlarından birisi bireylerin beden, duygu, düşünce, algı, duyum konusunda bütün oldukları ve bunların ilişkili biçimde işlev gördüklerini vurgulamasıdır (Korkut, 1992). Terapi esnasında ‘şimdi ve burada’ olabilmek önemlidir. Terapist, danışanın şimdi nasıl davrandığı ile ilgilenir. Bu sebeple Perls (1969) terapide tekniklerin değil ilişkinin önemli olduğunu savunur. 

              Gestalt terapi kişinin patolojisine ve tedavisine değil büyüme sürecine odaklanır. Gestalt terapi değişim için yıllarca analizden geçmeye gerek olmadığını savunur. Değişim ancak hümanistik ekolün de söylediği gibi kişinin kendisini olduğu gibi kabul etmesiyle mümkün olabilecek bir şeydir. Perls (1969)’ e göre Gestalt terapi her şeyle uyum içinde olmaya çalışır; tıpla, evrenle, bilimle olduğu gibi bir uyum yakalamaya çalışır. Temel teknikleri arasında içe alma( introjection), kendine döndürme (retroflection), yansıtma (projection) sayılabilir. 

 

Referanslar:

Haggerty, J. (2016). Psychodynamictherapy. Psych Central.

KORKUT, F. (1992). Gestalt yaklaşımına dayalı olarak yapılan bireysel danışmanın sürekli kaygı üzerindeki etkisi. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi7(7).

 

McLeod, S. (2014). Psychoanalysis. SimplyPsychology.

Nelson-Jones, R. (2000). Six key approaches to counselling and therapy. Sage.