Anksiyete Nedir? Anksiyete Bozukluğu, Belirtileri Nelerdir?
Anksiyete; bireye yönelik olası bir tehdit karşısında kişinin harekete geçmesini sağlayan normal bir biyolojik uyarıcıdır. Bu durumunun hastalık veya bozukluk olmasını sağlayan ise kişinin işlevselliğinin bozulmasıdır. Freud anksiyeteyi içsel bir tehlikeye karşı geliştirilen, korkuyu ise gerçek bir tehdide karşı oluşturulan tepki olarak tanımlamıştır. Anksiyete depresyondan farklı olarak geleceğe yöneliktir.
Anksiyete(kaygı) bozukluğu ruhsal bir rahatsızlıktır. Günlük yaşamda zaman zaman kaygı yaşamak psikolojik açıdan normaldir. Önemli bir sınava 1 saat kalmışken, önemli bir iş görüşmesine giderken, topluluk önünde söz aldığımız sırada, sevgilimizin ailesiyle tanışırken vb. bir miktar kaygı yaşamak olağandır. Kaygı miktarı ve dozunda artışa bağlı kişinin işlevselliğinin azaldığı durumlarda artık bozukluktan bahsedilebilir.
Anksiyete bozukluğu genel bir isim olarak kullanılsa da çok farklı semptomlarla karşımıza çıkabilir. Endişe hali, korku, kötü bir şey olacakmış hissi, nefes alamama, vücut ağrıları, insanlarla iletişime geçmekten kaçınma bunlardan bazılarıdır. Bu durumlarda kişinin günlük işlerinde performans düşüklüğü yaşaması veya işlevselliğinin tamamen bozulması olağandır ve psikolojik destek gereklidir.
Kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha sık görülmektedir. Ortalama başlangıç yaşı 30’lu yaşlar olmakla birlikte, daha geç başlayan kişilerde genellikle başka bozukluklara ikincil olarak gelişmektedir. Çocukluk çağında kötü muamele görmüş olma, düşük sosyo-ekonomik durum, sorunlarını içe atma eğilimi ve çocukluktaki davranım problemleri anksiyete bozukluğu görülme sıklığını artırmaktadır. Ailede ve yakın akrabalarda görülmesi risk artışına neden olur.
Anksiyete bozukluğunun Yaygın Anksiyete Bozukluğu, Sosyal Anksiyete Bozukluğu, Panik Bozukluk, Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu, Özgül Fobiler, Agorafobi, Seçici Konuşmazlık (Mutizm) gibi türleri mevcuttur.
En az 6 aylık bir sürenin çoğu gününde, birtakım olaylar ya da etkinliklerle ilgili olarak aşırı bir kaygı ve kuruntu vardır.
Sosyal ortamlarda ortaya çıkan yüksek düzeydeki endişe, başkaları tarafından yargılanma ve rezil olma korkusu vardır.
Kişide beklenmedik zamanlarda aniden ortaya çıkan ve dakikalar içinde zirveye ulaşan yoğun korku ve endişe halidir. İçinde bulunulan duruma göre aşırı düzeyde meydana gelen bu negatif hislerin etkisiyle nefes darlığı, terleme, göğüste sıkışma hissi ve çarpıntı gibi fiziksel hisler oluşabilir. Bu durumu bir kez yaşayan kişide aynı durumu tekrar yaşama korkusu tanıda önemli bir kriterdir.
Kişinin bağlandığı insanlardan ayrılmasıyla ilgili, gelişimsel olarak uygun olmayan ve aşırı düzeyde bir kaygı ve korku duyması halidir. Bu duruma genellikle çocukluk çağında rastlanılmasına rağmen bazı kişilerde ayrılık anksiyetesinin erişkin yaşamda da devam ettiği görülmektedir.
Kişinin belirli bir nesne ya da durumla ilgili olarak belirgin bir korku veya kaygı duyma halidir. Uçağa binme, yükseklik, hayvanlar, iğne yapılması ve kan görme örnek verilebilir. Fobi kaynağı olan nesne neredeyse her zaman korku ve kaygıya sebep olur.
Kişinin bir yerde yardımsız ve çaresiz kalma ihtimali nedeniyle ileri derecede utanılacak bir duruma girmekten ya da panik nöbeti gelmesinden korkusudur. Bu rahatsızlığı olan kişilerde toplu taşıma araçları, tiyatro ve sinema gibi kapalı alanlar, alışveriş merkezleri gibi yardım alamayacağı yerlerden korku ve kaçınma vardır.
Başka durumlarda konuşuyor olmasına karşın, en az 1 aydır konuşmasının beklendiği toplumsal durumlarda(okul gibi) konuşamama halidir.
Ankara Papillon Akademi psikiyatri merkezinden randevu almak için linke tıklayabilirsiniz.
Anksiyete bozukluklarının nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte travmatik olaylar, çeşitli deneyimler, sağlık sorunları ve kalıtsal faktörlerin tetikleyebildiği görülmektedir.
Anksiyete bozuklukları arasında ailevi özelliği en belirgin olan panik bozukluğudur. Panik nöbetleri geçiren hastaların birinci derece akrabalarında psikiyatrik hastalıkların genel toplumdan daha sık görüldüğü bilinmektedir. Yaygın Anksiyete Bozukluğundan %30-40 oranında aile öyküsü olması çevresel etkenlerin önemini göstermektedir.
Sonuç olarak Anksiyete Bozukluğu grubu hastalıklarda kalıtımsal yatkınlık olabileceği görüşü olmakla birlikte çevredeki koşullarla hastalık belirtilerinin biçimlendiği düşünülebilir.
Aşağıda sıralanmış olan faktörlerin içinde yer alan kişilerde anksiyete problemi görülme olasılığı yüksektir.
1. Ebeveyn kaybı ya da ayrılık öyküsü
2. Bakım veren kişinin aşırı korumacı ve kaygılı olması
3. Genetik yatkınlık
4. Öfkeye ve bağımlılığa yatkınlık
5. Çocukluk döneminde fiziksel veya cinsel istismar
6. Stresli yaşam alanları
7. Sorunlu bağlanma şekilleri
Anksiyete hastalığının bazı belirtileri aşağıdaki gibidir.
1. Titreme
2. Sırt ağrısı, baş ağrısı
3. Nefes darlığı, hızlı nefes alıp verme
4. Yorgunluk
5. Vücudun herhangi bir yerinde uyuşukluk
6. Konsantrasyon gerektiren işlerde zorlanma
7. Boğazında düğümlenme hissi
8. Kızarma, solukluk, çarpıntı, terleme, ellerde soğukluk, ishal (diyare), ağız kuruluğu, sık idrara çıkma gibi otonomik belirtiler
9. Kendini gergin, huzursuz, panik halinde hissetmek
10. Uyku düzensizliği
11. Cinsel istekte azalma
12. Yutma güçlüğü
Öncelikle kişide göğüs ağrısı, çarpıntı, titreme, nefes darlığı, yutma güçlüğü, uyuşma ve yorgunluk gibi semptomlara yol açacak başka bir sağlık sorunu olup olmadığı araştırılır. Bu amaç doğrultusunda bazı kan tetkikleri yapılabilir. Gerekli görüldüğü takdirde ilgili hekimler tarafından elektroensefalografi (EEG), beyin tomografisi (BT) ve elektrokardiyografi (EKG) gibi çeşitli tanı yöntemlerine de başvurulabilir. Bu tetkikler sonrasında herhangi bir anormallik bulunmazsa Anksiyete bozukluğu tanısı konulabilir.
Kaygı halinin ciddiyeti ve eşlik eden diğer belirtiler göz önünde bulundurularak hek-im tarafından kişinin psikiyatrik değerlendirilmesi yapılır. Yapılan ruhsal muayene sonrasında Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı (DSM) güncel versiyonunda yer alan tanı kriterlerini karşılaması durumunda kaygı bozuklukları grubunda yer olan bozuklukların tanısı konulabilir.
Ayrıca Bipolar Bozukluk Nedir? Belirtileri, Tedavi Yöntemleri Nelerdir? öğrenmek isterseniz, ilgili yazımızı okumak için linke tıklayabilirsiniz.
Kaygı bozukluğu tedavisinde psikoterapi ve ilaç tedavisi kullanılmaktadır. Tedaviye başlamadan önce şikâyetleri açıklayacak başka bir hastalık olmadığından emin olunmalıdır.
Anksiyete bozukluğunun tedavisinde en etkili psikoterapi yaklaşımıdır. Hastanın bunaltı öncesi ve sonrası algıları, beklentileri ele alınarak yapılır. Alıştırma yöntemleri kullanılır. BDT’de asıl amaç zorlayıcı yaşam olayları karşısında daha etkin bir rol alınması ile sorun çözme becerilerini artırmak ve bunaltı belirtilerine katlanma gücünü yükseltmeye dayanmaktadır.
Sıkıntı verici bilinçli sorunlar ele alınarak bunlara çözüm yolları bulunmaya, hastaya güven verici, rahatlatıcı yollar gösterilmeye çalışılır. Sorunlarını dinlemek, paylaşmak genel olarak her hastayı rahatlatan bir yöntemdir.
Bulantının bilinçdışı kaynaklarını incelemeyi ve içgörü kazandırarak hastanın köklü çözüm yolları bulmasını amaçlayan psikoterapidir.
Sıkıntı verici bilinçli sorunlar ele alınarak bunlara çözüm yolları bulunmaya, hastaya güven verici, rahatlatıcı yollar gösterilmeye çalışılır. Sorunlarını dinlemek, paylaşmak genel olarak her hastayı rahatlatan bir yöntemdir.
1. Nefes egzersizleri: Yoğun stres ve kaygı durumlarında doğru nefes almak, sakinleşme konusunda son derece etkilidir. Nefes egzersizlerini öğrenerek sakinleşmeyi ve tekrar ana odaklanmayı gerçekleştirebilirsiniz.
Ayağa kalkma ve vücudu dik tutma: Stres anlarında ayağa kalkmak ve dik durmak, vücuda her şeyin normal olduğu mesajını vererek sakinleşmenize yardımcı olacaktır.
2. 3-3-3 kuralını uygulama: Anksiyete krizinin başladığını hissettiğinizde 3-3-3 kuralını uygulayarak sakinleşebilirsiniz.
3. Kaygı randevusu oluşturma: Gün içerisinde sizi kaygılandıran tüm detayları bir yere not edin ve bunları düşünmek için 15 dakikalık bir zaman dilimi belirleyin. Böylece kaygı randevuları dışındaki zamanları daha verimli geçirin. İçinde bulunduğunuz ana konsantre olma: Gelecek zamanda olacakları düşünmek yerine şu anda bulunduğunuz zamana odaklanın. Kaygılanmanıza neden olacak bir şeyin olmadığının farkına varın.
4. Kendinizi meşgul edin: Anksiyete krizinin geldiğini fark ettiğiniz anda kendinize meşgul olabileceğiniz aktiviteler bulmaya çalışın. Yürüyüş veya spor yapmak, kitap okumak, film izlemek gibi aktiviteler kaygılarınızdan uzaklaşmada yardımcı olabilir.
Anksiyete nedir? Anksiyete Bozukluğu, Belirtileri Nelerdir? Problemlerinizin çözümü konusunda bilgi almak, tedavi konularında sorularınıza cevap bulmak isterseniz; 0552 744 3024 numaramızdan bizi arayabilir, ekranın sağ altında bulunan whatsapp butonuna tıklayabilirsiniz.
Ankara Papillon Akademi psikiyatri ve psikolojik danışmanlık merkezi uzmanlarımız hakkında detaylı bilgi ve randevu almak için aşağıdaki butonları tıklayabilirsiniz.