Bipolar Bozukluk Nedir? Bipolar Belirtileri Nelerdir?

Bipolar Bozukluk Nedir?

Aynı zamanda iki uçlu duygu durum bozukluğu olarak da bilinen bipolar bozukluk, değişken duygu durumları ile bilinen bir psikolojik rahatsızlıktır. Çokça karıştırılmasına rağmen yalnızca depresyon dönemleriyle seyreden Depresif Bozukluklardan farklı olarak Bipolar bozuklukta depresyonun yanında mani (taşkınlık) ve hipomani dönemleri de bulunmaktadır.

Mani Nedir ?

Patolojik bir şekilde kendini iyi hissetme olarak tanımlanabilir. Mani dönemi içerisinde aşırı neşe, keyif, mutluluk, coşku hali (öfori) yaşanabilirken aynı zamanda hırçınlık, öfke ve saldırganlık da yoğun bir şekilde hissedilebilir. Öte yandan bu duygular çok net bir şekilde görülemiyor olsa bile her türlü aktiviteye (sosyal, iş, cinsel) seçici olmayacak şekilde girmek için artmış bir istek (ekspansivite) bulunmaktadır.

DSM (Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı), manik dönem tanısı konulabilmesi için bu duygu durum değişimlerinden en az birisinin bulunması gerektiğini söyler. Tanı için en az bir hafta bu değişimin yaşanıyor olması gerekmesine rağmen hasta yatırılacak şiddette semptom gösteriyorsa süreye bakılmaz.

Hipomani Nedir?

Maninin daha hafif hali denebilir. Hipomani döneminde, yukarıda bahsedilen mani belirtilerinin en az dört gün süreyle sergilenmesi yeterlidir. Bunun yanında işlevsellik daha az bozulur ve psikotik bir belirti bulunmaz.

Bipolar Atakları Ne Kadar Sürer?

Hastalığın başlangıcından itibaren 10 yıl içerisinde ortalama görülen atak sayısı 4’tür. Bozukluk tedavi edilmezse, ortalama bir mani dönemi 2-3 ay sürebilir. Tedavi edilmeyen depresyon dönemi ise en az 6 ay süreyle devam edebilir.

Bipolar Belirtileri Nelerdir?

En önemli belirti manik ve depresif dönemlerin görülmesidir. Her iki dönemin farklı belirtileri bulunur.

Bipolar Bozuklukta Manik Dönem Belirtileri

Manik dönem belirtileri olarak 8 madde sıralanabilir. Her maddenin ortak özelliği bu davranışların patolojik veya abartı seviyede görülüyor olmasıdır.

1. Öforik, Irritable ya da Ekspansiv Duygu Durum: Mani nedir başlığı altında belirtilen aşırı coşku veya sinir hali ilk belirti sayılabilir.

2. Grandiyözite (Megalomani): Benlik değer duygusu ve kendine güven abartı denebilecek seviyede yüksektir.

3. Uyku Gereksiniminin Azalması: Genellikle manik dönemin erken belirtisidir. Hasta az uyur ama uyku gereksinimi azaldığından, erken ama dinç uyanır. Bazen hiç uyumadan birkaç gün geçirebilir.

4. Logore, Baskılı Konuşma: Hasta her zamankinden daha fazla konuşur (logore) ya da konuşmasını durduramaz ve karşısındakine konuşma fırsatı tanımaz (baskılı konuşma).

5. Düşünce Uçuşması, Düşünce Hızlanması: Çağrışımların çok hızlanması nedeniyle birbirinden bağımsız konular arasında sürekli geçişler olan dağınık bir konuşma ortaya çıkar (düşünce uçuşması) ya da hastanın kendisi düşüncelerinin hızlandığını, aynı anda birçok şeyi düşünebildiğini hisseder (düşünce hızlanması).

6. Distraktibilite: Dikkat seviyesi çok arttığı için, hastanın dikkati bir konuya odaklanamaz ve dikkat önemsiz uyaranlarla başka yöne çelinebilir, herhangi bir konu üzerinde konsantrasyon kurma güçlüğü yaşanır.

7. Amaca Yönelik Etkinlik Artışı, Psikomotor Ajitasyon: Sosyal ilişkiler, iş/okul ya da cinsel etkinlik alanlarında girişim ve aktivite artar (amaca yönelik etkinlik artışı) ya da agresif davranışlar sergilenir (psikomotor ajitasyon).

8. Kötü Sonuç Doğurabilecek ama Zevk Verici Olarak Algılanan Etkinliklere Aşırı Eğilim (Riskli Davranışlar): Sınırsız harcamalar, sahip olduklarını başkalarına düşünmeden verme, uçuk projelere girişme, seçimsiz cinsel ilişkilere girme gibi farklı alanlarda risk oranı yüksek davranışları gerçekleştirme artış gösterir.

Ankara Papillon Akademi psikiyatri merkezinden randevu almak için linke tıklayabilirsiniz.

Bipolar Bozuklukta Depresif Dönem Belirtileri

Genellikle manik ve depresif dönem birbirini takip eder ancak aralarda normal dönemlerin de olabileceği gözlemlenmiştir. Bipolar bozuklukta depresif dönem belirtileri, diğer depresif bozukluklardaki belirtilerle oldukça benzerlik gösterir.

1. Depresif Duygu Durum: Bipolar bozukluğu olan kişiler depresif dönemde kendilerini çökmüş, kederli, hüzünlü, sıkıntılı, psikolojik bir acı içerisinde, mutsuz ve ağlamaya eğilimli hissederler.

2. İlgi ve Zevk Yitimi: Yaşamın anlamı ve zevki tamamen kaybolur, tümüyle boşluk hissiyle tüm ilgi, dürtü ve isteklerini kaybederler.

Temel duygu durum değişimlerine ek olarak bipolar bozukluğun depresif dönemine eşlik edebilecek yedi belirti daha vardır;

1. İştahsızlık ve kilo kaybı veya iştah ve kilo artışı.

2. Uykusuzluk veya uyku artışı.

3. Psikomotor ajitasyon (anksiyete/kaygı ile huzursuz hissetme, kıpır kıpır olma) veya retardasyon (hareketlerin yavaşlaması, azalması, durgun ve suskun olma).

4. Yorgunluk, bitkinlik, enerjisizlik

5. Değersizlik, suçluluk duygusu

6. Düşüncelerini odaklayamama (konsantrasyon güçlüğü), kararsızlık

7. Ölüm/intihar düşünceleri, intihar tasarı ya da girişimleri

DSM-V, majör depresif dönem tanısı konulabilmesi için öncelikle ilk iki ana maddeden birisi mutlaka olmalıdır. Buna ek olarak diğer belirtilerden en az dört tanesinin, en az iki haftadır belirgin bir şekilde gözlemlenebiliyor olması gerekmektedir.

Bipolar Bozukluk Nedenleri Nelerdir?

Birçok bozuklukta olduğu gibi bipolar bozukluğun da tek bir nedeni yoktur. Ortaya çıkması için genetik yatkınlık, stresli yaşam olayları gibi tetikleyici faktörler, beynin nöronsal yapısıyla alakalı birtakım etmenlerin olduğu öne sürülmektedir.

Genetik Faktörler

Bipolar bozukluğu olan kişilerin birinci derece yakınlarında bozukluğun görülme oranı %7-8 iken birinci derece yakınında bozukluk olmayanlar %1-2 oranında tanı almaktadır. Monozigot ikizlerdeki duygu durum bozuklukları birlikteliği %60-90 bulunurken, dizigot ikizlerde bu oran %16-35’te kalmaktadır. Evlat edinme çalışmaları da genetik bağlantıyı doğrulamıştır. Sonuç olarak, duygu durum bozukluklarına yatkınlığın genetik olarak iletildiği ve bu bağlantının bipolar bozuklukta en fazla olduğu kabul edilmekle birlikte, bu çok genli-karmaşık olarak düşünülen geçişin biçimi ve sorumlu genleri henüz aydınlatılmış değildir.

Tetikleyici Psikososyal Faktörler

Sadece genetik yatkınlığın olması çoğunlukla bipolar bozukluk geliştirmek için yeterli olmaz. Stresli yaşam olayları ve travmatik deneyimler bipolar bozukluğu tetikleyici unsurlar olarak görülebilir. Bunlar genellikle istismar öyküleri, bir yakının kaybı, bir ilişkinin sonlanması gibi durumlar olabilir. Bu tür olaylar özellikle depresyon dönemine neden olabilmektedir.

Ankara Papillon Akademi psikiyatri merkezinden randevu almak için linke tıklayabilirsiniz.

Bipolar Bozukluk Çeşitleri Nelerdir?

Bipolar bozukluk temel olarak mani ve depresyon dönemleriyle karakterize edilse de, bazı farklılıkların gözlemlenmesi sebebiyle bipolar bozukluk Bipolar I Bozukluğu, Bipolar II Bozukluğu ve Siklotimik Bozukluk isminde üç ana kategoriye ayrılmıştır.

Bipolar I Bozukluğu

Tanı için gereken, bir manik dönem geçirmiş olmaktır. Bipolar l bozuklukta hasta her tür duygu durum dönemi (manik, karma, major depresif, hipomanik) geçirebilir ve tanı değişmez.

Bipolar II Bozukluğu

Tanı için gereken, bir major depresif ve hipomanik dönem geçirmiş olmaktır. Bipolar-ll bozuklukta hasta yalnızca bu dönemleri geçirebilir. Manik ya da karma bir dönem geçirmesi durumunda tanı Bipolar-l bozukluğa döner.

Siklotimik Bozukluk

Tanı için gereken, hipomanik ve minor depresif (major depresif dönem Ölçütlerini karşılamayan depresif belirtiler) dönemlerin ara vermeksizin, kronik olarak sürmesidir. DSM-V kronikliği, "en az iki yıldır sürüyor olma ve bu sürede en fazla iki ay sürekli iyi kalabilme” şeklinde tanımlar.

Bipolar Bozukluk Tanı Yöntemleri

Bipolar bozuklukta tanı aile öyküsü ve klinik gözlemle birlikte konulabilir. Bu tanının net olarak konulabilmesi için manik ve depresif dönemlerin görülmesi gerekir.

Her psikiyatrik bozuklukta olduğu gibi bipolar bozuklukta da ilk iş, görünen tablonun altında birincil olarak organik bir bozukluğun yatıp yatmadığını düşünmektir. Özellikle hastanın yaşlı olması, hastalığın ilk atağının 40 yaş üstünde olması organisite açısından risk faktörüdür.

Bipolar Bozukluk Tedavisi

Buradaki en önemli nokta, bipolar bozukluğu olan kişilerin her zaman doktor kontrolünde tedaviye devam etmeleri gerekmektedir. Bunun yanı sıra, düzenli şekilde psikoterapi almak bu bozuklukla yaşamayı kolaylaştıracaktır.

Bipolar Bozukluk Olan Birinin Tamamen İyileşmesi Mümkün Mü?

Bipolar bozukluğun akut ve koruyucu tedavisi temelde düzenli ilaç kullanımına dayanır. Ancak bunun sağlanabilmesi hasta ve ailesinin doğru bilgilendirilmesi ve işbirliğine bağlıdır. Ayrıca, hasta ve ailenin hastalığa karşı oluşturduğu tepki ve tutumları düzeltecek, yaşam sorunlarını çözmelerine katkıda bulunacak psikoterapi yaklaşımları da nükslerin önlenmesinde değer taşımaktadır.

Bipolar Bozuklukta Ne Zaman Hastaneye Yatış Gerekir?

Depresyon ya da mani dönemlerinde, belirtilerin çok şiddetli olduğu dönemlerde tabloya intihar düşünceleri, ajitasyon ve tedavi reddi eklenebilir. Bu gibi durumlarda hızlı müdahale edilmesi için hastaneye yatış yapılabilir. Ayrıca tabloya psikotik belirtiler eklenmiş ise ve komorbid (eş zamanlı) organik rahatsızlıklar mevcut ise yine hastane yatışı planlanabilir.

Bipolar Bozukluk ile Beraber Görülebilen Hastalıklar Nelerdir?

Bu rahatsızlıktan muzdarip hastalarda kullanılan ilaç yan etkileri nedeniyle kalp rahatsızlıkları, obezite, diyabet riski artar. Ayrıca madde kötüye kullanımı da görülebilir.

Bipolar Bozukluğu Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

Genetik yatkınlığın etkisi yadsınamayacağından, özellikle yakın akrabalarından bipolar teşhisi almış olan kişiler düzenli uyku, sağlıklı ve dengeli beslenme, egzersiz, stresli yaşam olaylarından mümkün olduğunca uzak kalma gibi davranışlarla risk oranlarını düşürebilirler. Aynı davranışlar bipolar hastaların da atak dönemlerinden korunmasını veya daha hafif geçirmelerini sağlayabilir.

Bipolar Bozukluğu Olan Kişilerde Aile ve Çevre Yardımının Önemi

Bipolar bozukluk hastanın elinde olmayan tıbbi bir durumdur. Bu hastalığın özelliklerini bilerek hastaya yardımcı olabilir ayrıca atak dönemi için farkındalık sağlanması ile erken müdahale imkanı sağlayabilirsiniz. Düzenli takibi ve kontrollü ilaç kullanımı sağlanarak kişilerin uzun yıllar boyunca sağlıklı bir şekilde hayatlarına devam etmeleri sağlanabilir. Bu bağlamda aile farkındalığı ve sosyal destek bu rahatsızlıkta çok önemlidir.

Ankara Papillon Akademi psikiyatri ve psikolojik danışmanlık merkezi uzmanlarımız hakkında detaylı bilgi ve randevu almak için aşağıdaki butonları tıklayabilirsiniz.

                      

Telefon

05523163024

Whatsapp

+90 552 316 30 24

Harita

Papillon Akademi